
Suskular sinmiş duvarlarıma…
Sabrım sınanıyor acılarımın örsünde…
Bir yük vagonunda gider gibi geçiyor yıllarımın üzerinden.
Vagon yükü acılar taşıyorum sol yanımda…
Ve hiç unutmuyorum sevgi expresinde hep bir kaçak olduğumu…
Yol boyu mırıldanıyorum türkümü…
Sesimde gurbetin ateşi ve yüreğimde yeni bir heyecanın sızısıyla
Yana-yakıla yaşamaya calışıyorum şu sıralar…
Taşırmı bilinmez, yüreğim bir heyecanı daha,
Ardındaki acıları, bilinmezliklerdeki baharı...
Korkar kanadı kırık kuş gibi cırpınır yüreğim.
Dile getiremez, yüreğimdeki depremleri lal olur,
Feryatlarım susar caresizce...
Küçük tebesümlere saklanmıştır duygularım,
Sesi olsun diye yüreğimin...
Kısa ifadelerim korkumdandır,
Yavaş yavaş tutkunu olduğum bahar korkutmaktadır.
Bir gideni ebedi uğurlamışken yeni gelen baharı,
Karşılamak ürkütür acılarla dolu yüreğimi.
Bahara küsmüş kışlar gibiyim...
Yeni heyecanlara yelken acamam korkarım
Denizdeki fırtınalardan,
Zamanın hoyratlığına umarsızlığına bırakırım kendimi yaşayan bir ölü gibi...
Dipsiz karanlıklardan cıkamam boyun eğerim kaderime caresizce...
Saklanırım anahtarı olmayan küf kokan sandıklara
Kaçmak istesemde adımlarım hep bahara doğru gider.
Farkında olmadan...
Şimdi yatağını unutmuş dalgın bir ırmak akışlarım..
Ne denize ulaşabildim ..
Ne de ırmak kalabildim...
Durgunum...
beyzan