Belli ki yüreklerde bir sancı bir sızı var. Gönül sevdaya düşmüş kendi haline yanarken gözler görmez olmuş. Gözler ne yana baksa yangınını görürmüş, su su diye inlermiş yürekler.
Toprak suya hasretken beslediği boynu bükük çiçeklerin hangisi suya kanar? Yağdıran "yağ" emri vermiyorsa yağmurun günahı ne?
Gönlün suya kavuşma arzusunu kim dindirir? Yağmur mu dersiniz?
Hayır! yağmura "yağ" emrini veren elbette..
Evet misafir kardeşim siz sevdiğinize seni seviyorum diye sesleniyorsunuz, ben de sevdiğime.. Bir başkası da bir başkasına.. O şuna, şu buna..
Sevgimi yüreğimin en derininden sunmuş olsam da artık dilim lal olmalı.. Sanırım hayat bana sevmeyi öğretiyor. İçimde garip bir huzur belirdi. Sevgimi haykırmaya ne gerek var karşımdaki bana sağırsa. Sevgimi satırlarda haykırmak ne kadar anlamsız.. Hal ehli olanlar nasıl severlerdi?
Sevgi gerçekten güzel bir duyguydu. Ve ben sevgimi sevdiğimin mutluluğunda buldum. Biliyordum onun huzursuzluğu benim huzursuzluğum demekti. Onu üzecek bir hal beni de üzerdi. Onun heyecanı benim heyecanım, onun neşesi benim neşemdi. Ve ben artık sevdiğimle bir oluyordum. Satırlara gerek yoktu, hele ıspata hiç. Artık derinlerimdeydi. Özümsüyorum, hissediyorum.
Hal böyleyken sevdiğime "seviyorum" diye haykırmama gerek yoktu artık. Sevdiğim benim sevdiğimse bilirdi yürekte olduğunu.. Binlerce seviyorum değişleri olsa ona bir bakışımı veremez, onun için dökülen damla damla yaşın yerini tutamaz. İşte böyle SEVGİLİ FORUMUSTA AİLESİ bir sevdiğim var benden içeri.
SEVGİLİ FORUMUSTA AİLESİ,teşekkür ediyorum, sevgimi yazmama vesile olduğunuz için. Sözlerim size cevaben olsa da sevdiğimle aramda köprü oluyorsunuz ve yüreğim sevdiğime konuşuyor.
Ey SEVDİĞİM!Seni Allah'a emanet ediyorum, yüreği yüreğime kelebek gibi konmuş yarim Allah bizi yolundan ayırmasın