Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 


Nietzsche'den...
Yazar Mesaj
USTA34
Administrator


Mesajlar: 7,723
Grup: Administrators
Katılım: Oct 2007
Statü: Çevrimiçi
Karma Puanı: 68
Mesaj: #1
Nietzsche'den...

- Oltama hiç bir şey takılmamışsa suç benim değil artık;balık yokmuş...


- Genel olarak bütün sıkıntıları yadsımak,bunların ortadan kaldırılması gereken şeyler olduğunu düşünmek(en büyük ahmaklıktır),böyle bir düşünce taşımak...insanı ancak felakete götürür...üstelik kötü hava şartlarını tümüyle ortadan kaldırmayı savunmak kadar da aptalcadır.


- Yaşadığımız zorluklardan utanç duymamalıyız ama eğer bu zorlukları işleyip bunlardan güzel bir şey ortaya çıkaramadıysak belki o zaman utanabiliriz.


- Elimize geçen her kökü söküp atarsak daha sonra bu kökten güzel bir çiçek ortaya çıkması olasılığını da yok etmiş oluruz.


- Bir uçurumun içine baktığınızda, uçurum da sizin içinize bakar.


- Uygarlık tarafından yok edilme tehlikesiyle karşı karşıya olan bir uygarlık çağını yaşıyoruz!


- Biri kendi düşüncesine bağlı kalır; çünkü ona kendi kendine ulaşmış olduğunu sanır. Öteki ise, onu zahmetle öğrendiği ve onu anlamış olmakla övündüğü için bağlıdır düşüncesine. Sonuç olarak, her ikisi de kendini beğenmişlik ...


- Ne denli yükselirsek, uçmak bilmeyenlere o denli küçük görünürüz.


- İnsan, eninde sonunda tutkusunu sever, dilegini degil.


- Kendisinden nefret edenden korkmalıyız, çünkü onun hıncının ve intikaminin kurbanı olacağız. O halde, kendini sevmesi icin onu nasıl baştan cıkaracağımıza bakalım!


- Ovada kalma sakin, cok yükseklere de cikma sakin. En güzel yokusun yarisinda görülür dünya.


- Sadece karsitlari cansıkici olmayi sürdürdükleri için, arada bir, bir davaya bagli kaliriz.


- İnsan hatasını bir başkasına itiraf ettiğinde unutur onu; ama çoğu kez öteki kişi bunu unutmaz.



Ariadne'nin Yakınması


Kim ısıtır, kim sever beni daha?
Sıcak eller uzatın bana!
Yürek mangalları uzatın bana!
Vurulup düşürülmüş çırpına çırpına,
can çekişenler gibi, ayakları ovuşturulan,
sarsılmışım, ah! Bilinmeyen ateşlerle yana yana,
sen peşimdesin, ey Düşünce!
Adlandırılamaz! Açıklanamaz! İğrenç!
Sen, ey bulutların ardındaki avcı!
Yerle bir olmuşum senin şimşeklerinle,
sen alaycı göz, dikmişin gözünü bana karanlıklardan!
Yatıyorum öyle,
kıvrılarak, çırpınarak, işkencesiyle
bütün sonsuz ezaların,
vurdun beni
sen ey zalim avcı,
sen ey tanınmaz - T a n r ı...
ur, daha derine vur!
Bir kez daha, haydi vur!
Kopar, parçala bu yüreği!
Niye bu işkence
körelmiş oklarla?
Neye göz koydun böyle,
usanmadın mı bu insan işkencesinden,
acı vermekten haz duyan Tanrı şimşeği gözlerle?
Öldürmek değil istediğin,
yalnızca eziyet, eziyet etmek mi?
Bana - niye eziyet ediyorsun,
sen, ey acı vermekten haz duyan tanınmaz Tanrı?

Ha ha!
Usul usul sokuluyorsun
böylesi gece yarısında? ...
Ne istiyorsun?
Konuş!
Üstüme geliyorsun, sıkıştırıyorsun beni,
Ha! Çok yaklaştın yanıma!
Soluğumu duyuyorsun,
yüreğimi dinliyorsun,
kıskanç seni!
- neden kıskanıyorsun beni?
Git! Defol!
O merdiven de niye?
İçeri mi girmek istiyorsun,
yüreğime tırmanmak,
en mahrem
düşüncelerime tırmanmak?
Utanmaz! Tanınmaz! Hırsız!
Ne çalmak istiyorsun?
Ne gözetlemek istiyorsun?
Ne işkencesi etmek istiyorsun?
Sen ey işkenceci!
sen - Cellat - Tanrı!
Yoksa köpek gibi,
taklalar mı ataydım karşında?
teslim mi olaydım, kendimden geçerek
sevginle - sırnaşarak?

Boşuna!
Sürdür batırmanı!
Zalim diken!
köpek değilim - avınım yalnızca senin,
zalim avcı!
en gururlu esirinim,
en ey bulutların ardındaki haydut...
Konuş artık!
Ey şimşeklerin ardına gizlenen! Tanınmaz! konuş!
Ne istiyorsun, ey Eşkiya... b e n d e n?

Nasıl?
Fidye mi?
Ne istiyorsun fidye diye?
Çok iste - böylesi yaraşır gururuma!
ve az konuş - böylesi yaraşır öteki gururuma!

Ha ha!
Beni - istiyorsun ha? beni?
herşeyimle beni? ...
Ha ha!
Ve işkence ediyorsun bana, delisin ya işte,
gururumu kırıyorsun işkencenle?
S e v g i ver bana - kim ısıtır ki beni daha?
kim sever ki beni daha?
sıcak eller uzat bana,
yürek mangalları uzat bana,
bana, yalnızların en yalnızına,
buzunu ver ah! yedi kat donmuş buz,
düşmanları bile
düşmanları özlemeyi öğreten,
ver, evet, teslim et,
ey zalim düşman
bana - k e n d i n i!

Kaçıyor!
Bu kez o kaçıyor,
tek yoldaşım,
en büyük düşmanım, tanınmazım benim,
Cellat-Tanrım benim! ...

Hayır!
gel geri!
bütün işkencelerinle birlikte geri gel!
Bütün gözyaşlarım
sana akıyor,
yüreğimin son alevi
seni aydınlatıyor.
Gel, geri gel,
tanınmaz Tanrım! A c ı m benim!

son mutluluğum benim! ...




- Son günlerinde Nietzsche evinden çıkıyor ve yolda bir atın sahibi tarafından dövüldüğünü görüyor. Atın boynunan sarılıp hüngür hüngür ağlıyor. Neden dersiniz ?

- Birilerine acıyarak kendilerine vicdan yaratan insan ordusu.... Siz bir de bu acıdıklarınızın vicdanlarını dinleyebilseydiniz kaç sözcük dayanabilirdiniz
acıdıklarınızın size duyduğu nefrete, öfkeye??



- İnsan;en çok erdemleri yüzünden cezalandırılır.


- İnsan kendini korumak için değer biçti nesnelere.Nesnelerin anlamını o yarattı,insanca anlamı!Bundan ötürü insan der kendine yani;'DeğerLendiren.'


- Ölüm güç bir şeydir. Ölümün son iyiliği, bir daha ölümün olmamasıdır, diye düşünürüm her zaman...


- İnsanin bütün eylemleri kendisine yöneliktir, bütün hizmetleri kendine-hizmettir, bütün sevmesi kendini sevmesindendir!...


- Kasvetli mi? Bütün büyük filozoflar neden kasvetli olurlar diye bir sorun kendinize. Sorun bakalim, kimler daha emniyette, kimler daha rahat, kimler sonsuza dek mutludur? Ben size cevabini söyleyeyim: Yalnizca sig zihinli olanlar, yani siradan insanlar ve çocuklar!



- Ümit en son kötülüktür; çünkü işkenceyi uzatır.


- Beni öldürmeyen şey,beni güçlendirir.


- Neden'i olan, Nasıl'a katlanır!.


- Şüphe değil,kesinliktir insanı deli eden....


- İnsanlar ışığın çevresinde toplaşırlar, daha iyi görmek için değil, daha iyi parıldamak için!!!


- Hep öğrenci kalan insan, öğretmenine borcunu kötü ödüyor demektir.


11-06-2008 10:05 PM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 

Yazdırılabilir Bir Versiyona Bak
Bu Konuyu Bir Arkadaşına Gönder
Bu Konuya Abone Ol | Konuyu Favorilerine Ekle

Foruma Git: