Yakın tarihimizin en önemli savaşlarından biri olan Çanakkale Savaşına 90 yıl aradan sonra ışık tutacak, gün yüzüne yeni çıkmış haritalar!!!
Yeni bulunmuş olan bu haritalardan ikisinin üzerinde Çanakkale savaşlarına bizzat katılmış bir Osmanlı subayının notları bulunmaktadır. Haritalardan birinin arkasındaki notta, “4.Fırka Kumandanlığına 8-6-331(1915)” diye gün,saat ve dakika olarak tarih okunabilmekte ve bu Osmanlı subayının imzası da bulunmaktadır. Aşağıda haritaların detaylarında bunları göreceksiniz. Haritaların üzerinde kırmızı (Türk) ve mavi (İngiliz) renkle işaretlenmiş kısımlarda batarya yerlerinden tutun da gemilerin hangi koylarda durduklarına kadar detaylı çizimler bulunmaktadır.
Bu haritalar üzerinde subayın tutmuş olduğu notlar, genelde İngiliz cephesi istihbarat bilgileri ve Temmuz-Ağustos aylarındaki (yani Mustafa Kemal’in savaşın kaderini değiştirdiği aylar) savaşlarla ilgili ayrıntılı izahatlardan oluşmaktadır. Bunlar aynı zamanda muhtemelen Mustafa Kemal'in stratejilerini belirlemiş olduğu haritalardır. Yani savaş sırasında kullandığı, baktığı, dokunduğu haritalar. Bu bilinçle bakıldığında dokunulmaya bile kıyılamayacak kadar kıymetli ve heyecan verici…..
Son derece nadir olan bu 6 haritadan biri, İngiliz Savaş Dairesi’nin Mısır’da bastırmış olduğu ‘Map of Gallipolli’ haritasıdır. Diğer beşi ise Çanakkale’nin muhtelif yerlerini gösterir, savaşta kullanılmak amacıyla hazırlanmış, Osmanlıca haritalardır. Üçü bez üzerine yapıştırma olup kondisyonları çok iyiye yakındır.
Üzerlerindeki bilgiler matbu olmayıp, başka bir kopyası olmayan elle yazılmış önemli detaylar içerdiği için benzersiz olan bu haritalarla küçük çaplı bir Çanakkale müzesi bile oluşturulabilir. Haritaların üzerindeki Osmanlıca notları günümüz Türkçesine, bu konuda bir uzman kabul edilen Sayın Necdet Okumuş’a çevirttik ve ortaya yaklaşık 40 sayfalık bir metin çıktı. Aşağıda bazı bölümlerinden örnekler vereceğim notları dikkatle okumanızı öneririm çünkü bu notlar Çanakkale savaşlarına tarihsel olarak yeni sayfalar ekleyecektir.
4. FIRKA KUMANDANLIĞI’NA 8-6-331(1915)
II. a.56 (24/25 ve 25 Temmuz) 6/7 ve 7 Ağustos Harekatı -Sol taraf kuvve-i işgaliye kolunun vazifesi Tibil top Tepesi’nin 14 oo yarda kadar şimalinde bulunan Damakçılık Bayırı tesmiye olunan tepeyi zapteylemek üzere kumsallık boyunca şimale doğru hareket ve muvaffak olduğu takdirde Küçük Kemikli Burnu’ndan cenubuna çıkarılan 9. Kolordu ile irtibat peyda eylemek ve aynı zamanda Ağıldere’ye tırmanmakta olan sol taraf, hücum kolunun sol hizası Anafarta Vadisi’nden gelecek düşmana karşı himaye etmek, sol taraf taarruz kolunun vazifesi: Ağıldere’ye ilerlemek ve tepeden tepe manzarasının en hakim noktası olan 205 rakımlı Kocacık Tepesi’ne hücumla sağ taraftaki kolun cephesine kadar uzanmak.
- Zevaldeki vaziyet işte böyle imiş. Bu 27 000 tank ve 82 topa karşı bizim 7 Ağustos günü Kocacan mıntıkasındaki kuvvetimiz şöyleydi!
1. Ağıldere Müfrezesi: 14(II, III, IV) top, 16 adet ödi cebel bataryası, topu beşli 4. bataryasından bir seri sahra. 2. Kocamemiş Mercümek Bayırı Mıntıkası: 72 adet ikilik, 1/14(252) 63 adet top, bir ödi cebel topu, 7 ödi cebel bataryası, 7 Ağustos muharebesi bu kuvvetlerle yapıldı. Akşama doğru 3, 17/11 ve 2 çift gizli tüfek geldi. 4 tabur Kurt Geçidi’nde akşama ihtiyatta tuttum.
-- Bu muharebe esnasında 5. ordu ve kumandanlığından alınan emirde Kocaçimen kuvvetlerinin Saros’tan gelen Feyzi Beğ’e tevdi olunduğu bildirildi.
--- Taarruz-ı hakikiyenin en mühim hatvesi 6/7 Ağustos gecesi Sarıbayır cihetlerinin tepesinde vukubulan gece hücumu imiş ki anların da nasıl sabit olundukları yukarıda yazılmıştır.
----…Kuvvetin mütebaki kısmıyla Anafartalardan doğru Sarıbayır’ın şarkına bir hücum yaparak Türklerin Anzak mıntıkasına karşı vaki olan mukavemet ve müdafaalarını zir-ü zeber eyleyeceklerini zannediyor imiş.(-Tasavvur pek güzel ve pek mükemmel kabil-i icra idi. Niçin yapılmadı bilemem!)…
--- Hatta Türkler sahile kadar çıkıp İngilizlerin içine karışacak kadar cüret göstermişler. Lalababa’nın hücumu ile zaptı ve bu efradın azlığı kumsallardaki düşman faaliyetine nihayet vermiş. Lalababa’ya karşı icra olunan bu hücum B kumsallığına çıkan ve sahil boyunca yürüyen 32. livanın 9. Dest Yorkışır Alayı veya taburuyla ve 6. Yorkışır taburu tarafından yapılmış. Hücum az zayiatla yapılmış.(- Elbet! Karşınızda kimse yok idi ki.)…
--…İngilizler 10 rakımlı tepeyi yed-i zaptına geçirdikleri zaman etraf görünecek derecede aydınlanmış olduğundan Türkler top atışına başlamış. 32. ve 34. livaları toplayıp bunları müttahid ve mütemerkiz olarak düşmana karşı hücum ettirecek bir adam yok imiş.(- Pek doğru, yoksa işimiz harab idi.)…
--…Geçen gün 34. livanın 11. Mançester taburu ile de takviye edilmiş olan Sedmehon Kireçtepe cihetine gayet şeciane bir hücum yapmış. Güzergahındaki bazı küçük yerleri zaptedip sahilden Kireçtepe merkezine kadar uzayan mesaha üzerinde karar kılmış. Raporunda düşmanın o günkü harekette birleştiğini bildirmiş.(- Demek İngilizler boş arazide yürümeyi hücum zannediyorlar!)…
---…Cezal Stapford ertesi sabah yani 9 Ağustos(27 Temmuz) seherle beraber hücum yapılacak olur ise bunu muvaffakiyetle netice-pezar olacağını 11. fırka kumandanına mutmain olduğunu söylemiş. Kendisi böyle bir itimat hissetmemiş. Çünkü 11. fırkanın bir cüz-i kalili tarafından Yılgınburnu ile İsmailoğlu tepesi arasına yayılan küçük mikyasta bir yürüyüş harekatıyla 11 fırka tarafından Kireçtepe sırtlarına karşı ufak bir hücum ile biten günde, yani 8 Ağustos’un geçirildiği günmüş. Kıymet ve baha takdir edilemeyecek kadar mühim olan 12 saatte zayi edilmiş. Civardaki Türk Kuvayı İmdadiyesi’nin yetişmesine yardımda bulunmuş.(-Pek doğru!) Fakat şu son saatte bile 11. fırkanın tepelere karşı topluca bir hücum yapmasını teklif eylemiş ise de(-Müstecildir.) cevabını almış(-Elbet teklif ile iş olur mu? Niçin emretmedin?!) Halbuki artık sabahki itirazların hükmü kalmamış. Efrad iyice istirahat etmiş, sulamış ve karınlarını doyurmuş. Böyle iken fırka kumandanları gece hücumu için verilen emirlerden hoşlanmamışlar, Cezal Stapford da istirahat vermemiş.(-Yaşasın koca kahramanlar!)…
--. Bu öyle gayr-ı muntazır olmuş ki: ateşin şiddetinden mehacimler karmakarışık bir surette etrafa dağılmış. Türk kumandası fırsatı ganimet bilmiş, T Rüznamçemde 27 Temmuz tarihli vakai okunur ise Türk kumandanının kim olduğunu anlarsınız.