Kurduğun ve saygın devletler arasına soktuğun cumhuriyetinin sahipleri biziz bugün.. Sen onu bize emanet etmiştin.. Ne var ki, bizden öncekiler tüketti mirasını.. Köy çocuklarını eğitmek istemiştin. Doktor, mühendis olsunlar, kendi halkına hizmet etsinler istemiştin. Halkevleri kurmuş; yeni bir dil yaratarak kültür seferberliği başlatmıştın. Şapka Devrimi’ni, Harf Devrimi’ni, Medeni Kanun Devrimi’ni.. Bugün bir takım varlıklılar rahat yaşasın, balolarda, kokteyllerde eğlensin diye yapmadın biliyoruz. Ama, sen öldükten hemen sonra karşı devrimi başlattılar Atatürk.. Kurumlarını çürüttüler, cumhuriyetinin altını oydular.. Üstelik hepsini senin adına yaptılar.. Ama öyle sağlam temelleri vardı ki onların.. Hala dimdik ayaktalar..
Yaşasaydı bizden olurdu dediler sermaye sahipleri.. Senin toprak reformunu savunan bir halkçı olduğunu bile bile.. Yaşasaydı bize oy verirdi dediler şeriatçılar.. Milyonların gözlerine bakarak.. Hiç utanmadan.. Görünen düşmanla savaşmak kolay Atatürk. Kimin ne olduğunu bilir, canımızı verir; yine de koruruz emanetini. Ama şimdi, herkes bir yanından çekiştiriyor senin. Herkes bizden diyor.. Herkes kullanıyor..
Ve bugün senin ülkende.. O yedi düvele meydan okuyan onurlu cumhuriyetinde.. İnsanlar aç yatıyor Atatürk.. Çoğu genç yaşta doktorsuzluktan, ilaçsızlıktan, kötü beslenmeden ölüyor.. İktidar bir avuç egemenin tekelinde yıllardır.. Demokrasi falan yok.. %34 oy alan bir parti ülkenin kaderine %100 yön veriyor.. Başbakan bir imam.. Bakanlar, milletvekilleri birer oy makinesi.. İçlerinde sana hakaretten hapis yatanlar var.. Türban protokolde.. Bankalar, devlet kurumları birer birer soyuluyor.. Ne umutlarla kurduğun şirketler, ‘babalar gibi’ satılıyor. Senin ‘efendilerine’, ‘gözünüzü toprak doyursun’ deniyor..
Halk, yobazlar elinde kendi gücünün bilincinden yoksun; öteki dünya nimetlerinin hayaliyle avunup duruyor.. Bu düzeni tersine çevirmesi beklenen kurumlar toplumun ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak; iç hesaplaşmalar peşinde, çırpınıyor..
İşte Sevgili Atatürk.. Üstüne titrediğin ülken epeyce değişmiş durumda bugün.. ‘Manda ve himaye kabul edilemez’ demiştin sen.. Bu günleri görünce ‘onca şehit, onca kan boşuna mıydı diye’ sormadan edemiyor insan, ne acı.. Dört yanımızı çevirmiş emperyalistler.. Asker mi, asker.. Yasa mı, yasa.. Ülken Ankara’dan yönetilmiyor artık..
Sen cumhuriyeti bize emanet ettin. Hitabende öngördüğün olaylar birer birer gerçek oluyor bugün.. Memleket zorda.. Halk perişan.. Ve gaflet.. Ve dalalet.. Dilimiz söylemeye varmıyor ama.. Hatta hıyanet..
Seni çok özledik.. Ve tüm güçlükleri seninle aşacağımıza inanıyoruz. 65 yıllık yokluğunda, en çok bugün ihtiyacımız var sana..
Ama, oturup seni beklemeyi de düşünmüyoruz. Biliyoruz ki sen, seni beklemekten vazgeçtiğimiz anda geleceksin.. Çünkü, içimizdesin..
Sen, cumhuriyeti bize emanet ettin Atatürk.. Bütün umudum dedin bize.. Hep güvendin.. Tarih bize bu güveni kanıtlamak üzere bir fırsat verdi. Önderimiz sensin.. Çıkış yolu, ilkeler belli.. Bize kalan bir kıvılcım yaratmak senin yaptığın gibi..
Seni çok özledik Atatürk..
Hiçbir zaman yanılmadın sen.. Bu sefer de yanılmayacaksın... Yüzünü kara çıkarmayacağız..
Emanetine sahip çıkacağız.. Söz veriyoruz..
Sen rahat uyu..