15-01-2008, 08:54 PM
dağlarda tek tek
ateşler yanıyordu.
Ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar ki
şayak kalpaklı adam
nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden
güzel, rahat günlere inanıyordu
ve gülen yüzüyle duruyordu ki mavzerinin yanında,
birdenbire beş adım sağında onu gördü.
paşalar onun arkasındaydılar.
o, saati sordu.
paşalar ''üç'' dediler.
sarışın bir kurda benziyordu.
ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
yürüdü uçurumun başına kadar.
eğildi, durdu.
bıraksalar
ince, uzun bacaklarının üzerinde yaylanarak,
ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak
Kocatepe'den Afyon ovası'na atlayacaktı.
ateşler yanıyordu.
Ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar ki
şayak kalpaklı adam
nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden
güzel, rahat günlere inanıyordu
ve gülen yüzüyle duruyordu ki mavzerinin yanında,
birdenbire beş adım sağında onu gördü.
paşalar onun arkasındaydılar.
o, saati sordu.
paşalar ''üç'' dediler.
sarışın bir kurda benziyordu.
ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
yürüdü uçurumun başına kadar.
eğildi, durdu.
bıraksalar
ince, uzun bacaklarının üzerinde yaylanarak,
ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak
Kocatepe'den Afyon ovası'na atlayacaktı.
> 
